|
Ocak 2006
Gündelik hayata işe giderken görmezden geldiğimiz durumlar, yanından geçip gittiğimiz bir ah çektiğimiz ya da çekmediğimiz onlarca olayın arasından birine odaklanan birey bu durumla yüzleşmekte iken başka bir ortamda da var oluşuna başka isimlerle devam etmekte ve gündelik hayatın, metropolün, modern toplumun üzerine yüklediği sorumluluklardan kaçmaktadır. Kendini olmak istediği kişiler haline getirir ya da var oluşunu tamamlar. Ben ve bu jenerasyon anneminiz babamızın bizlere koyduğu Türkiye Cumhuriyeti tarafından kabul edilen isimlerimiz haricinde niçin başka isimlerin ardındayız. Arkadaşlarım gibi bir çok takma isme sahip olan ben aslında Can Berk Koç’um ya da bu takma adlar benim gerçek adım da “Can Berk Koç” bir kamuflaj mı?
Annem ve Babam bana “Can Berk Koç” adını verdiler. Türkiye Cumhuriyetinde bu ismimle kayıtlıyım. Nüfus cüzdanımda da böyle yazıyor, mezar taşımda da böyle yazacak. Ama ne ben, ne de bir başkası bana “Hey! Can Berk Koç nasılsın?” diye seslenmiyor. Can Berk Koç sadece bir ses-yazı karakteri, onun içini dolduran öğeler başka şekillerle belirip bir isme dönüşüyor ve bunlarda Can Berk Koç’un lakapları oluyorlar.
Eğitim aldığım YTU Sanat ve Tasarım Fakültesi Bileşik Sanatlar Programında ben Can Berk Koç’um. Ama hocalarım ve Arkadaşlarım bana “Can Berk” diye seslenmektedirler. Ben okulun koridorlarında hareket eden bir figürüm ve beni tanıyanlar beni Can Berk diye bilmekteler. Beraber çalıştığımızda ya da konuştuğumuzda “Can Berk” kendini, fikirleri, yapıtları ve şakaları ile var eden kişi.
Kayıt yenilerken, sistemle problemim olduğunda bunu çözecek olan öğrenci işleri bana numaramı sorar. Onlara göre ben “03081002”yim. 03081002 dersini yeniler, dersinden geçer ya da kalır. Mezun olması için stajlarını yapması gerekir. Kapıdan içeri girebilmesi için 03081002’nin bir kimliği olmalıdır. Aksi halde 03081002 okula giremez.
İnternette arkadaşları ile sohbet eden, şakalaşan, ödevleri için haberleşen Can Berk Koç; Jean Berq – Master Ged – Mr Wood oluverir. Çünkü orada istediği, sevdiği bir karakter gibi davranabilir. Kayıt altında değildir. Bazen de bir takma ad yerine sevdiği bir şiirden bir dize oluverir. Can Berk Koç üzgün, kırgın veya düşünceli olduğunda, C. Baudelaire’nin “Eşduyumlar” şiirinden bir dize olur. “Birleşen uzun yankılar gibi uzakta” böyle zamanlarda ortaya çıkar ve tanıdıkları ile haberleşir, dertleşir.
Can Berk Koç, bir numaralı eğlencesi olan “Ogame” adlı oyunda Lords of The One Universe adlı klanın “Sparrowhawk” adındaki lideridir. Oyunu oynayan 7000 kişi arasında 350inci sıradadır. Klan üyelerinin sorunlarıyla ilgilenir. Kendisi gibi başka liderlerle konuşur. Güçlü sayılabilecek bir oyuncudur. Her gün düzenli olarak 1.5 saat bu oyunu oynar. Sparrowhawk üyelerini koruyan, gelişen, güçsüz oyuncuları kollayan ve kendisine sataşanları ezen bir oyuncudur. Bu oyunu oynarken dünyanın başka noktalarından insanlarla tanışır. MSN’de onlarla konuşur. Ve bu noktada artık o, “Can Berk Koç” değildir. Sparrowhawk Türkiye’den üniversite öğrencisi olan bir oyuncudur. Amerika’dan bu oyunu oynayan Ethereal Spectre ile Amerikan politikası hakkında “Can Berk Koç” olarak tartışsa da o Sparrowhawk’tır. 350. sıradaki güçlü oyunculardan biri hepsi bu. Tıpkı 03081002 gibi, bir rakam... Hepsi bu.
|